agutosta bir aralik sabahi..

her sene kisin geldigini anladigimda, soylerim kendime. bir gun oncesinde seni terleten, en azindan usutmeyen, o bronzlasmis guzeli goremezsin sabah kalktiginda yataginda. onun yerine beyaz tenli, ince yapili baska bir guzeller guzeli yatmaktadir yaninda. ama sana sarilmadan. "gunaydin"ina karsilik, baska bir "gunaydin" alirsin donuk bakisli guzelden. guzelin dudaklarindaki tebessumun yaydigi sicakliktan baska, seni isitacak baska bir sey yoktur artik. uzun bir sure..



bir agustos sabahi uyandigimda bekledigim, bildigim guzel yoktu yanimda. sasirdim. sasirdim ama gittigine degil, yerine geleni tanimadigim icin. hasta oldum sogugundan. tebessumu ile degil de, isinmam gerektigini soyleyerek beni isitmaya calismasindan..

bu sene kis erken geldi. ama kis gibi degil. sevecegim bir tarafi olmadan geldi. simdi bekliyorum sadece. ellerimi ovusturuyorum, hareket ediyorum - zipliyorum oldugum yerde biraz isinmak icin. kisliklarimi giydim coktan. ama biraz isindim derken siddetli bir ruzgar esiyor, yagmur basliyor ya da kar firtinasi. gunes acmasini istiyorum umutsuzca.

en azindan bu kez beni es gecen sonbaharimi istiyorum. cunku ilkbahara daha cok var yasadigim yerde, biliyorum..

Hiç yorum yok: